Bu seferki stajımı (3.5 aylık) Arçelik bulaşık makinesi fabrikasında yapıyorum. Makineler üzerinde sensörleri test ediyoruz, makinelerin nasıl çalıştıklarını öğreniyoruz. İki arkadaşız, Ar-Ge laboratuarının birer elemanı olduk
Mevcut sorunlara kendimizce, az olan bilgimizin verdiği deli cesaretiyle, çok detaya inmeden, bildiğimiz temel bilgiler ışığında çözümler bulmaya çalışıyoruz. Ancak uzun çalışma saati ve yolda harcadığım uzuuuuun zaman (2 saat), ömrümü bitirecek gibi. Arçelik gerek yönetim gerekse çalışanlar yönüyle belli bir disiplini tutturmuş bir şirket. Mühendisinden işçisine kadar herkes her konuda yardımcı oluyorlar, bu çok güzel bir şey. Duyuyorum bazen bazı şirketler stajyerlere “görünmez adam” gibi davranıyorlar, ayak altında dolaşmadığınız sürece onlar için sorun değil:)
Tobb-Etü (üniversitem) uyguladığı ortak eğitim programıyla 3 kez ve herbiri 3.5 ay olan stajlar yaptırması çok faydalı, şahsen ben staj bitmese diyorum. Çünkü teorik teorik nereye kadar arkadaş! İnsan arada bir kapasitör yakmak istiyor
, ya da ne bileyim tasarladığı devreyi defterde değil canlı görmek istiyor.
Staj bence çok önemli, bir kere işe girdiğinizde daha hazırlıklı oluyorsunuz. “Görmüş, geçirmiş” kontenjanından faydalanıyorsunuz. Fakat staj yapılan yer önemli, staj derken de 20 günlük 30 günlük staj değil tabii ki… Uzun stajlar geliştiriyor insanı, insan 3 haftalık stajda ne öğrenir ki? şirketi tanıdım tanıyordum derken biter.
Buradan 2010 güz dönemi stajyer arkadaşlarıma selam ederim
